Noel Baba Efsanesi

bir Aziz mi? Yoksa bir başka boyuttan gelen güç mü?

Noel Baba, yaşayan bir efsane olmasının yanısıra dünyada en çok tanınan on isimden birisi. Onun hayal kişiliğinin çevresinde oluşan öyküler, ister istemez bazı araştırmacıları harekete geçirdi ve hatta bilimsel analizler yapıldı. Bazı araştırmacılar Noel Baba´nın pedagojik açıdan bir dert olduğu görüşündeler.

Klasik görünümünde Noel Baba, yerçekimine meydan okur, göksel geyiklerin çektiği kızağı ile sonik sesler çıkararak atmosferde koşturur. Milyonlarca çocuk Noel sabahında uyandıklarında onun getireceği hediyelerin umudunu paylaşırlar. Çağdaş çizgide Noel Baba, Batman, Süpermen veya Örümcek Adam gibi bir süper-kahramandır. Göklerde uçması, Kutupda yaşaması, oyuncak fabrikası bir yana milyarlarca evi ziyaret etmesi, bacalardan içeri girip, çoraplara hediyeler doldurması veya Noel ağaçlarının altına paketler koyması süper gücünün tanımı anlamına gelir. Spy Dergisi tarafından yayınlanan bir araştırmada dünyada 18 yaşın altında, iki milyar çocuğun Noel Baba´ya inandığı belirtilmektedir.

Noel Baba, Süpermen´den hızlıdır

Noel Baba Müslüman, Hindu, Musevi ve Budist geleneklerinde yoktur yani bu dinlerin çocukları ona inanmayarak büyürler. Buna karşın ABD´de 378 milyonluk nüfusun % 15´i olan çocuk nüfusu, yaklaşık 91.8 milyon evde yaşamaktadır. Geleneksel olarak her bir evde bir tane iyi çocuk varsa (Çünkü Noel Baba iyi çocuklara hediye getirir.), Noel Baba´nın 31 saatlik Noel süresi içinde işinin ne kadar zor olduğu anlaşılır. Bu saat hesabı doğudan, batıya saat farkları çıkarılarak belirlenir. Sonuç olarak Noel Baba, saniyede 822.6 evi ziyaret eder ve bunun için ortalama 128 milyon kilometrelik bir yolculuk yapar ve saniyede 110.000 km´lik bir hızla ses hızını 3000 kez aşar. İnsanoğlunun ürettiği en hızlı araç olan Ulysses uydusunun hızı saniyede 50 km´dir. Bu arada Noel Baba´nın kızağında taşıdığı hediyeler, ortalama 320 tonun üzerindedir, bilimsel araştırma dedik ya; uzay bilimcilere göre Noel Baba´nın kızağının atmosferdeki hızı sonucunda, 14.3 quintilyon jül biriminde enerji yakmaktadır (Bir quintilyon 18 sıfırla yazılır). Böyle bir enerji tüm dünya atmosferini yakabilir veya alevlerle doldurur, ayrıca oluşacak olan sonik patlama sonucunda herkes sağır olacaktır. Bilim adamları Noel eğlencesine devam ederek, Noel Baba´nın kızağının oluşturduğu çekim alanının, dünyamızın çekim gücünden 17 milyon kez daha fazla olduğunu bile hesaplamışlar. Peki ama kim bu Noel Baba? Fantastik yaklaşımlar bir yana Noel Baba aslında gerçekten yaşamış birisi; Noel Baba ya da gerçek adıyla Aziz Nikola, Antalya yakınındaki Demre´de yaşadı.

Anadolu´lu Aziz Nikola

Aziz Nikola 3. yüzyılda Patara´da doğdu ve orada dini eğitim alıp, rahip olduktan sonra MS 345 veya 351 tarihinde bir Cuma gününde 6 Aralık´da Demre de öldüğü görüşü ilgili tarihçiler tarafından artık kabul edilmektedir. Yaşadığı dönemde iyilik severliği, çocuk sevgisi, batı-doğu ayrımına karşı düşünceleri ve denizcilerin de kurtarıcısı olmasıyla tanınıyordu. Aziz Nikola´nın 325 yılında yapılan İznik Konsül´üne Myra Başpiskoposu olarak katılıp, Ariusçular´la tartışması ve tavır alması onun daha çok tanınmasına neden olmuştu. Hıristiyanlık yüzyıllar boyunca, Tanrı, oğul ve kutsal ruh (Teslis) tartışmalarını yaşadı. Bu konuda, ilk tartışma İznik Konsül´ünde yapılmıştı ve konsülde Ariusçular´a, Aziz Nikola Tanrı, oğul ve kutsal ruhun birlikte olabileceğini idda eder ve bir tuğlayı örnek gösterir. “Ateş, toprak ve su nasıl bir tuğlada toplanmış ise, Tanrı bir ve üç özellikli olabilir” der. Bunlar azize duyulan ilginin artmasına neden olur. Ünü ölümünden sonra da devam etti.

Reklamların dayanılmaz gücü

 

Aziz Nikola´nın Demre´deki mezarı, MS 5.- 9. Yüzyıllar arasında Hac merkeziydi, ziyaretlerin çokluğu, İtalyan Bari´li tüccarların ilgisini çekti ve 9 Mayıs1087´de İtalyan korsanlar tarafından, mezarı talan edilerek kemikleri Bari´ye kaçırıldı. Böylece Avrupa bu olaydan sonra Aziz Nikola´yı daha yakından tanıdı. Bu arada efsaneleşen Noel Baba´nın adı öncelikle Hollanda´da, çocuklara yönelik söylentilerin de etkisiyle kuzey ülkelerine ve okyanus ötesine yayıldı. Piskoposluk harmaniyesi kürk mantoya, piskoposların sivri külahı bir kapşona dönüştü. Hollandalı çocukların evlerine gitmek için bindiği beyaz at, ren geyiklerinin çektikleri bir kızak halini aldı. Tüm ülkeler, Aziz Nikola´yı sevgiyle kendi örf ve adetleri ile bütünleştirmeye çalıştılar. Doğal olarak Aziz´in adı da ülkeden ülkeye değişti. Vatanı Türkiye´de “Noel Baba”, Amerika´da “Santa Claus”, Almanya´da “Hl. Nikolaus”, Fransa´da “Pere Noel”, Hollanda´da “Sinter Klaas”, Rusya´da “Saint Andrew”, İtalya´da “Nicholas”, İspanya´da “Papa Noel” adlarıyla ünlendi. Daha sonraları Aziz Nikola´nın çok tanınması ve sevilmesi, reklamcıların ilgisini çekti. 1930 yılında giysisi, günümüzde tüm dünyaca bilinen tipi bir meşrubat reklamında yani Coca Cola´da kullanıldı. 16. Yüzyıl´a kadar, Avrupa´da “Nikola” adını taşıyan 60 kilise varken, 20 Yüzyıl´da bu sayı 2000´e yaklaşmıştı. Aziz Nikola´nın Demre´de başlayan yaşam öyküsü, Bari´ye kemiklerinin kaçırılması ile gelişip, reklamların da etkisiyle tüm dünyaya yayıldı. Ama en önemlisi çocukların ilgisini çekmesiydi. İşte bu yüzden Noel Baba´nın evrenselleşmesi daha kolay oldu. Çünkü çocuk sevgisi her zaman öncelik taşıyordu… Kısacası Noel Baba veya Santa Claus´un dinlerle karıştırılması, Hıristiyan kimliği nedeniyle reddedilmesi temeldeki iyilik, sevinç, çocuk sevgisi ve sevecenlik unsurlarının ön yargıyla reddedilmesinden başka birşey değildir.

 

O, nerede, nasıl yaşıyor?

Ortodoks kilisesi Aziz Nikola´nın mucizelerini tanıdığı için büyük saygınlık kazandırmıştı. Onun onuruna, Rusya´nın en eski kilisesi kuruldu. Roma Katolik Kilisesi, Aziz Nikola´yı çocukların ve denizcilerin azizi ilan ederek, 6 Aralık gününü ona adadı. Kuzey Almanyalı Protestanlar, ona “Weinachtsmann” adını verirken, İngilizler “Father Christmas” dediler. Efsanenin ABD´ye Hollandalı göçmenler tarafından taşındığı ve adının “Santa Claus”a dönüştüğü biliniyor. Kuzey Amerika edebiyatında ve resimlerinde Santa Claus´un beyaz sakal, kırmızı ceket ve ponponlu beyaz külahla tanımlandığı görülüyor. Daha sonralarda, Noel gecesinde sekiz geyiğin çektiği bir kızakla dolaşarak, bacalardan evlere girdiği ve şöminelerin önüne çocukların astığı çorapların içine hediyeler koyduğuna inanıldı. Çocuklar onun nereden geldiğini, nerede yaşadığını ve hediyelerini nasıl yaptığını merak ediyorlardı. Bu merağın sonunda, Santa Claus´un Kuzey Kutbu´nda yaşadığı ve oradaki atölyesinde yardımcıları olan cinlere oyuncaklarını yaptırdığı inancı doğdu. 1925´de basın yeni bir söylence geliştirdi; Santa Claus Kuzey Kutbu´nda değil, Finlandiya´da Lapland´da “Markus Amca” adıyla yaşıyordu. 1927 yılında bir Fin radyosunda “Çocukların Saati” programında Santa´nın Lapland´daki Korvatunturi´de bulunan “Kulak Dağı”nda yaşadığı anlatıldı. Bu dağ, Finlandiya´nın doğu sınırındaydı ve şekli bir kulağa benziyordu çünkü Santa bu şekilde tüm dünya çocuklarının sesini duyabiliyordu. Yanında bir grup elf yani elemental doğa cini çalışıyordu. Tüm efsanenin kökeninde İskandinav Mitolojisi´nin etkileri açıkça görülüyordu. Santa Claus yani Noel Baba zamansız ve ölümsüz olduğu için, çocuklara hediye dağıtma işini insanlık varoldukça sürdürecek. 1985´de Napapiiri adlı Fin kentinde bir Santa Claus Bürosu kuruldu, Santa burada dünyanın her yerinden gelen çocuklarla konuşuyor ve onların isteklerini dinliyor. Ayrıca burada bulunan Santa Claus köyünün postanesi onun posta merkezidir ve her yılbaşı öncesinde buraya milyonlarca çocuğun mektupları gelir.
kaynak:bilinmeyen.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: