Petrol-Bop-Türkiye ve İsrail’in Şifresi-2

NAPTU`DAN PETROLE…

M.Ö. 2000 yılında Babil tabletlerinde “Naptu” adıyla petrolden söz ediliyor. Sümer, Asur ve Babil uygarlıkları petrolü stratejik bir hammadde düzeyinde kullanıyorlardı. Öyle ki Hammurabi kanunları; gemi kalafatlama da önemi büyük petrol türevi maddelerle, bu sektörde çalışan insanların ücretlerine ilişkin hükümler içermektedir. Ayrıca, insanlığın ortak mirasının en görkemli parçalarından biri olan Babil`in Asma Bahçelerinde “bitüm” adı altında zift kullanıldığı biliniyor.Bilinen ilk petrol savaşının geçmişi de oldukça eskilere dayanıyor. Babil Kralı Marduk-Nadik-Ahhe`nin tahta çıkmasını izleyen yıllarda Asurlular`la savaşmasının nedenleri arasında; Fırat`ın sularını tutmak kadar Hit dolaylarındaki naptu pınarlarını da denetleme isteğinin olduğu biliniyor.

“Su ve Petrol”, Ortadoğu halklarının yazgısını o günden bugüne kadar değişmez iki güç olarak etkilemiştir…Modern anlamda Petrol çıkarmaya gerçek anlamda ilk kez 19 yüzyılın ortalarında ABD`de başlandı. Dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin % 65.8`i Ortadoğu`dadır. Bağımsız devletler topluluğunun ispatlanmış petrol rezervleri 7.8 milyar ton ile Dünya rezervlerinin yüzde 5.6`sını oluşturmaktadır. Özetle tarihi bir sıralama yapacak olursak:ABD- Pensilvanya 1859, Kolorada 1862, Kaliforniya 1874, İllinois1886, Teksas 1901, Oklahoma 1903.

KANADA- Ontario 1858, Alberta 1903

ORTA VE GÜNEY AMERİKA- Venezuela 1914, Meksika 1901, Arjantin 1907, Kolombiya 1917, Tirinidad 1902, Brezilya 1939, Küba 1916, Ekvator 1920, Peru 1863, Bolivya 1922, Şili 1945

UZAKDOĞU- Endonezya 1893, Romanya 1860, Almanya 1876, Avusturya 1923, Fransa 1813, Hollanda 1943, Yugoslavya 1940, Macaristan 1937, İngiltere 1939, Polonya 1858, Çekoslavakya 1813, İtalya 1931, Arnavutluk 1917, Bulgaristan 1952.

AFRİKA- Cezayir 1949, Libya 1959, Nijerya 1958, Gabon 1956, Fas 1918, Tunus 1948.
RTADOĞU-Kuveyt  1938, Suudi Arabistan 1936, iran 1908, ırak 1923, katar 1940, Birleşik Arap Emirlikleri 1908, Bahreyn 1932, İsrail 1955, Suriye 1956.

PETRA-OLEUM (PETROL)

Latince ismi petra / taş ve oleum/ yağ kelimelerinden oluşan petrol en çok Mezozozik   (yüzde 70) sonra Neozoik (Tersiyer, 520) ve en az da Paleozoik (510) dönemlerde oluşmuş katmanlarda bulunur. Petrol katmanlarının oluşumu kıvrılanma, faydalanma ve kırılma sonucudur. Katman tipleri ise; antiklinal faylar, diskordanlar ve resifler olarak adlandırılır. Türkiye`de petrolün büyük bir kısmı fay hatlarında bulunmaktadır.

Petrole her seviyede rastlanır. Eski metotlarla yapılan çalışmalara göre petrolün  yüzde 52`si 1000-2000 m, yüzde 34`ü 2000-3000 m. derinlikte tespit  edilmiştir. Rakamların böyle olmasının sebebi, 1970 yılına kadar ki sondaj makinelerinin elverişli olmamasıdır. Oysa en son ve güvenli metot olan uydu vasıtasıyla yapılan araştırmalar bu bilgileri kökünden değiştirmişti.

Eski araştırmalarda kullanılan yöntemler manyetik ve gravite ve sismik yöntemlerdir. Yeni yöntemler ise uydu vasıtasıyla yapılan araştırmalarda yerkürenin derinliklerinin haritası çıkarılarak 5000 metre derinliklerde çok büyük rezervler tespit edilmiştir. Türkiye`nin altında bulunan petrol yataklarının çoğu da bu derinliklerdedir.

Uzaydan tespit yöntemlerinin en yenisi ve kesin sonuçlar vereni Hiperspektral görüntülemedir. Yöntemin asıl spektral imza esasına dayanır. Her cismin ışığı obsorbsiyonu (soğurması) ve yansıtması kendine özgüdür; aynen her insan parmak izinin kendine özgü olduğu gibi. Bu metotla 220 farklı dalga boyunda ölçüm yapılarak yer yüzeyinin ve derinlerin kompozisyonu tespit edilir. Bu teknikle donatılmış uydu EO 1, 2003 yılında uzaya yollanmıştır. Ayrıca hidrokarbon sızıntılarının spektral analizleri yapılarak , bilgisayar teknolojisi ile söz konusu bölgenin üç boyutlu yer altı ve yerüstü haritaları çıkartılabilmektedir. Kısaca bugün petrol aramak uzay teknolojisiyle çok kolay olmuştur.Nitekim Yemen`de bir petrol şirketi sismik metotla 27.500 km2, lik bölgeyi 2 yılda 17 milyon ücret karşılığı araştırmış ve bir sonuç alamamıştır. Oysaki aynı bölge uydu vasıtasıyla  sadece 165 bin dolar karşılığı araştırılmış ve çalışma 2 ayda önemli veriler elde edilerek sonuçlandırılmıştır.

PETROL ENDÜSTRİSİ

Petrolün aranıp bulunmasından son damlasına tüketilmesine kadar geçirdiği bütün safhalar , bir süreç olarak petrol endüstrisini meydana getirmektedir. Petrolün aranması, üretilmesi, nakliyesi, satışı, tasfiyesi, depolanması, petro-kimya tesislerinde işlenmesi ürünlerin dağıtımı gibi çeşitli kollara ayrılabilecek faaliyetlerin tamamı, “Petrol Endüstrisi” kavramına girmektedir. Petrol arama faaliyetleri jeolojik ve jeofizik etütlerin yapılmasıyla başlar ve sondajla devam eder.Petrol sektörü nitelik itibariyle büyük ölçekli olduğundan, bu endüstri de çalışan firmalar, büyük bir ekonomik güç oluşturmakta , ulusal ve uluslar arası düzeyde strateji uygulayabilme imkanına sahip bulunmaktadırlar. Özellikle strateji uygulayabilme imkanına sahip firmalar, ülkelerin siyasi ve sosyal hayatında çok ciddi belirleyici rol oynamışlar ve oynamaktadırlar.

PETROL: Politik, ekonomik ve askeri olarak paraya ve güce çevrilebilen en uygun maddedir. Birinci Dünya Savaşı`ndan sonraki süreç içersinde, petrolün sermaya gücü bugün tröstlerin tabiriyle tanrısal güce çevrilmiştir. Tabii burada Muhyiddin Arabi Hz.`lerinin, “Sizin taptığınız şey ayağımın altındadır!” sözünün öne çıktığı menkıbeyi iyi hatırlamak gerekiyor kanaatindeyim.

Şimdi detayları ilgili eserlere bırakarak petrolün ülkemizi ilgilendiren kısmına doğru meseleyi getirelim.

devam edecek…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: