Petrol-Bop-Türkiye ve İsrail’in Şifresi-6

YIL 1992 TÜRKİYE KÜRDİSTAN`I DİLLERDE
 

YIL 2005: K.IRAK`TA KURULMAK ÜZERE

RETOG şirketinin önceden vermiş olduğu  bilgilerin yanında raporda yer alan Türkiye Kürdistan`ı cümlesine dikkatlerinizi çekmek isterim. Yahudi-Siyonistlerin ABD Ordularına yaptırdığı Irak işgali sonucu bu niyet bugünlerde ivedilikle gerçekleştirilmek üzere. Oysa 1990 yılında neşredilen Yahudilik ve Masonluk adlı eserde bu konuya iki sayfalık da olsa dikkat çekilmiş, “Yukarıda bahsettiğimiz gerek zengin petrol yatakları, gerekse GAP Projesi gibi dev bir projenin yer aldığı topraklarda kurulacak bir Kürt devleti, İsrail için yutulacak lokma değildir.

Kurulması tasarlanan bu devletin zayıf, teknolojik ve ağır silaha dayalı askeri bir güçten yoksun, ekonomik açıdan sürekli himayeye muhtaç bir devlet olacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Planın ikinci aşamasında,

Ortadoğu`nun tek söz sahibi ülkesi haline gelecek İsrail için, bu Taşeron Kürt devletini kontrol ve himayesi altına almak gayet kolay olacaktır.

Kürdistan`ın İsrail`in bir eyaleti olmasıyla gelişecek bu aşama, İsrail`in Güneydoğu Anadolu`yu sınırları içine alıp vaat edilmiş topraklara kavuşmasıyla sona erecektir” denilmiştir.

Rapor şöyle devam ediyor; “Olay bu yönden değerlendirilence, Time Dergisi`nde çizilen Kürdistan Haritası`nın Güneydoğu Anadolu`nun uzaydan çekilen petrol haritasıyla üstüste çakışmasının bir tesadüf eseri olmadığı açıkça anlaşılır. Dergide yayınlanan Kürdistan haritasının sınırları Gaziantep`ten başlıyor. Kuzey Irak`tan Halepçe`ye kadar uzanıyor.

Türkiye`nin zengin petrol yatakları Diyarbakır, Adıyaman, Nusaybin ve Batman arasında tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi`ni içine alan bir yay çiziyor.”

Diğer taraftan uzaydan fotoğrafı çekilen petrol yataklarının haritası üzerine Kürt sorununu bahane ederek ABD`nin bölgeye yerleşmesi çok dikkat çekici bir olay. Körfez Krizi ve şimdi de Irak Savaşı derken bölgede sözde “İnsani yardım ve ” Güvenlik Kampları” adı altında Büyük Orta Oyunu !) oynanıyor.

Bu da öylesine bir haber işte (!)

YABANCI ŞİRKETLER KÜRDİSTAN YOLUNA DÜŞTÜ

MEHMET YAMAN/MHA/ZAHO

ABD`nin Irak`a askeri müdahalesiyle yol açtığı ekonomik imkanlar yabancı şirketleri de Güney Kürdistan`a çekti. Alınan bilgilere göre bir çok yabancı şirket şimdi Irak`la birlikte Güney Kürdistan ve Türkiye`de faaliyete geçti. Türkiye`de AKP hükümetinin, Kürdistan`da “Ormanlık vasfını yitirmiş arazileri ABD, İsrail ve Kanadalı şirketlere verdiği ortaya çıktı. AKP`nin onayı ardından şirketler Kürdistan`daki illere uzman ekipler gönderdi. Ekipler petrol, altın tozu, kömür çinko, fosfat gibi madenlerin bulunduğu yerleri incelemeye aldı. Ruhsat alan şirketlerden birinin TECK

COMİNCO MADENCİLİK SAN. A.Ş olduğu belirlendi. Teck Cominco şirketinin Kürdistan`a olan ilgisi 1973`te başlıyor. Bu şirket dışında özellikle Kuzey Kürdistan`da ABD, İsrail ve Kanadalı şirketlerin yoğunlukta oldukları belirtiliyor. Bu ülkelere bağlı şirketler Şırnak, Hakkarı, Van, Siirt, Ağrı, Erzurum ve Kars`ı stratejik öneme sahip yerler olarak belirledi. Şirketlerin en çok faaliyet yürüttükleri arazi satın aldıkları, kiraladıkları ve ilgilendikleri alanlar ise şunlar: Hakkari, Şırnak, Cudi Dağı, Maden, Besta, Uludere, Beytuşebab, Şırnak-Maden-Çukurca. (Yani 1 numaralı terör belasının yaşandığı bölgeler ne tesadüf ama!)

… ABD İsrail ve Kanada`nın başını çektiği şirketlerin Kürdistan`daki ekonomik faaliyetleri çeşitli isim ve ortaklıklarla yaptıkları biliniyor. Öte yandan, İsrail`in GAP projesiyle birlikte URFA`ya daha özel bir ilgiyle yerleştiği uzun süredir dikkat çekiyor. İsrail`in bu vesileyle Urfa`da çeşitli yatırımlar yaptı ve ortaklıklar kurdu. (Bu sizlere Arz-ı Mevud topraklarıyla ilgili bir şeyler hatırlatıyor mu? Ya da İsrail Parlamentosu KNESSET`in başında yer alan haliyle de bayrağına da iki mavi bant olarak nüksetmiş olan Nil`den Fırat`a kadar olan tüm topraklarla bir ilgisi olabilir mi?!)

Bu konuyla bağlantı kurabileceğim en önemli kaynaklardan biri  olması açısından Abdülvahit Erdoğan`ın “Büyük Türkiye Stratejisi” adlı eserinin 28 sayfasında yer alan teşhislere dikkat çekmek istiyorum, böylelikle ulus ötesi şirket eliyle birtakım ülkelerin (!) stratejilerinin ne kadar çakıştığı daha iyi idrak edilebilir kanaatindeyim:

İSRAİL`İN ŞİFRESİ

“…İngilizler`in bölgeyi boşaltmak için açıkladıkları 15 Mayıs 1948 tarihinden bir gün önce, David Ben Gourion, Tel-Aviv müzesinin konferans salonunda okuduğu bağımsızlık bildirisiyle İsrail Devleti`nin resmen kurulduğunu açıkladı. Bu bildiriyle ilan edilen yeni devleti, ABD “fiilen” (de facto), S.S.C.B., Polonya ve Ukrayna da “hukuken” (de jure) tanıdıklarını açıkladılar.

Bu ilan Yahudilerin  Filistin topraklarında kurdukları İsrail devleti onların hayal ettikleri Büyük İsrail Devletinin ilk adımıydı. Kurulan bu Yahudi devletinin yakın milli hedefleri iki merhalede toplanmıştır:

Birinci Merhale : Bu merhale İsrael devletinin adında saklıdır.

İ   Harfi : İraq (Irak) devletini işaret eder.

S   Harfi : Syrie (Suriye) devletini işaret eder.

R  Harfi : Royaumde Jordanie(Ürdün) devletini işaret eder.

A  Harfi : Arabie (Arabistan) devletini işaret eder.

E   Harfi : Egypte (Mısır) devletini işaret eder.

L   Harfi : Liban (Lübnan) devletini işaret eder.

Bu demektir ki, ismini teşkil eden bu altı harfin delalet ettiği Arap ülkelerini zaptetmek suretiyle Orta Doğu`da ki birinci merhaleyi teşkil eden Milli Hedefine ulaşmış olacaktır.

İkinci Merhale:

Orta Doğu`daki hakimiyetini kayıtsız şartsız devam ettirebilmek için bu bölgede yegane söz sahibi olan Türkiye`nin susturulması lazımdır.Birinci merhaleyi tahakkuk ettirecek olan İsrael devletinin ikinci merhalede Milli Hedefi şüphesiz TÜRKİYE olacaktır.

Bu  arada, İsrael`in gözden kaçırılmaması gereken imkan ve kabiliyetleri şöylece özetlenebilir:

·        Bütün dünya milletleri içinde çok kuvvetli bir beşinci kola sahiptirler

·        Bulundukları memleketin iktisadi hayatına hakimdirler.

·        Adeta suni Yahudi denecek kadar Siyonist emellere hizmet eden ve böylece kendilerine sadık olarak kurdukları beynelmilel (Masonluk) teşkilatı sayesinde bulundukları memleketlerde önemli mevkilere hakimdirler. Böylece diğer memleketlerin iç siyasetlerinde yegane kuvvet sayılabilirler.

·        Irkçı olduklarından diğer hiçbir milleti kendilerinden üstün göremezler. Ve onlara hayat hakkı tanımazlar.

·        Zengin ve fakir olmak  üzere iki Yahudi tipi vardır. Bunların birbirleriyle bağdaşamamaları gerekirken aksine sıkı bir işbirliği halinde çalışırlar. Zengin Yahudi bulunduğu memlekette halka karşıdır. Onu soymak ve sosyal değerlerini dejenere etmek göreviyle, fakir Yahudi ise devlete karşı olup anarşi yaratmak, suikastlar tertip etmek ve Siyonist emellere engel olan siyasi hareketleri kendi isteklerine uygun yöne kanalize etmekle görevlidir.

·        Dinlerine çok bağlıdırlar. Sosyal görüşleri diğer hiçbir milletinkine benzemez.

·        Binlerce seneye dayanan köklü tek plan ile çalışırlar. Bütün Yahudiler bu planın gerçekleşmesine çalışmaya mecburdur. Bunun dışında hiçbir mukaddes varlık tanımazlar.

Her şeyi para ile satın alabilecek oranda zengindirler. Zenginleri hiçbir fedakarlıktan çekinmeyecek kadar milliyetçi ve mukaddesatçıdır. (Büyük Türkiye Stratejisi  Sf. 28 -Abdülvahit Erdogan. Beyazıt Devlet Kütüphanesi,  No: 1099)

devam edecek…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: