atasözleri-2

Oduncunun gözü omcada:Bütün insanlar kendi işlerine yarayan şeylerle çok yakından ilgilenirler.

Oğlan dayıya,kız halaya çeker:Oğlan çocuğu genlerin tesiri ile dayıya,kız ise halaya çeker,onun hareket ve tavırlarını alır.(Halk arasında yapılan bir yorumdur)

Oğlanınki oğul bağı,kızınki bahçe gülü:Kişinin torunu oğlundan olursa oğul balı diyerek,kız evlattan olursa bahçe gülü

diyerek sevinir.

Olacakla öleceğe çare yoktur:İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu

bilmez.başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir.

Olmaz olmaz deme,olmaz olmaz:Hayatta hiç ummadığımız olaylar, en şaşırtıcı biçimde karşımıza çıkabilir.

Orman olur da domuz olmaz mı? :İyi bir ortamda çıkarcılar bulunabilir.bulunması doğaldır.

Osmanlı’nın ekmeği dizindedir:İşlerimizin başarılı olması için kendimiz ayırdığımız zaman çok olmamalıdır.İşlerimize ne kadar ağırlık verirsek o kadar başarılı oluruz.

Osurukla boya boyanmaz:Gerekli bilgi ve görgü olmadan bir işi tam olarak görüp bitirmek imkansızdır.

Otu çek köküne bak:Bir kimsenin hakkında tam olarak bilgi sahibi olmak istenirse o kimsenin soyunu sopunu  çok iyi incelemek gerekir.

Ödünç;güle güle gelir,ağlaya ağlaya gider:Ödünç verilirken veren de alan da güler yüzlüdür.Mutludur.Ödünç alınan geri

verilirken ise durum değişiktir.Para veren kimse de parasını zamanında alamazsa tarafların arası çok çabuk bozulur.

Öfke baldan tatlıdır:İnsan sinirlendiği zaman bağırır çağırır, rahatlar.

Öfkeyle kalkan zararla oturur:Aniden öfkelenerek sergilenen davranışlar kırıcı olur. Sonuçları önceden tasarlanamaz.

Öküze boynuzu yük değil:Meşgul olduğu iş,kişiye yük olmaz. Onları yaşamının bir parçası olarak kabul eder

Öksüz çocuk göbeğini kendisi keser:Bir koruyanı,kollayanı olmayan kimseler her işlerini kendileri yapmak zorundadır.

Ölenle birlikte ölünmez:Ölüm kaçınılmazdır.Ölen bir kimsenin ardından yas tutmak ta onu geri getirmeyecektir.Bu durumu

bilerek ona göre davranmak gereklidir.

Ölüm var,dirim var:İnsanlar malını ve zamanını,varlığını düşünerek kullanmalıdır.geleceğini düşünmelidir.

Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider:Bir ailede büyükler nasıl bir yaşam içindelerse çocuklar da benzer bir hayat sürdürürler

Öpülecek el ısırılmaz:Hürmet gösterilmesi gereken kişilere saygısızlık etmek hatadır

Padişah yasağı üç gün sürer:Padişahlık idaresi,bir kişinin sözünün geçtiği bir yöntemdir.Keyfidir.Bugün çıkarılan

yasaklar,yarın bir neden ile ortadan kaldırılırlar.Bunun içindir ki emirlerinin devamlı olacağını düşünmemek lazımdır.

Palamut çok biterse kış erken olur:Uzun yılların tecrübesine dayanılarak elde edilen sonuçlara göre meşe ağaçlarında

palamudun çok olması kışın erken geleceğini gösterir.

Papaz her gün pilav yemez:Her işi daima bir kişiye yaptırmak doğru değildir.O kişi çok defalar ses çıkarmadan bu sıkıntıya

katlandıysa da günün birinde yapamayacak duruma gelir ve yapmaz.Bunun için insanları usandırmayacak bir yöntem

izlemekte yarar vardır.

Para dediğin el kiri:İnsanlar bütün ömürlerini paraya bağlamamalıdırlar.

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez:Para bütün toplumlarda dikkati çeken bir araçtır.İman ise tanrı ile kul arasında

olduğu için başkalarının bilmesine gerek yoktur.Söylenilmesi de acayiplik yaratır.

Pazar ilk pazardır:Pazara götürüp satmak istediğimiz mala verilen ilk fiyat en iyi fiyattır.

Perşembenin gelişi,çarşambadan bellidir:Bir işin nasıl sonuçlanacağı,işin bugünkü durumundan belli olur.

Pilav yiyen,kaşığı belinde gerek:Bir işe girişmek isteyen kimseler o iş için gerekenleri yanlarında bulundurmak

zorundadırlar.

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın:Kişi,bir olayın sonuçlanması için elinden gelen gayreti göstermelidir.

Rağbet güzel ile zenginedir:Güzel ve zengin olan kimseler her zaman ilgi görürler.El üstünde tutulurlar.

Rahat ararsan mezarda:yaşayan her kişinin az veya çok kendine göre bir derdi,sıkıntısı mutlak bulunur.

Ramazanda yalan söyleyenin yüzü,bayramda kara olur:Hayatta her zaman doğru olmalı,doğru davranılmalıdır.yalan

söylemek,belki bir zaman için etrafımızdaki kandırmamıza neden olur.Ama gelişen olaylar,söylenen yalanı bir gün mutlak

surette açığa çıkartır.

Rençber kırk yılda,tüccar kırk günde:Rençberin büyük emek harcayarak kazandığını, tüccar küçük bir ticaret oyunu ile

kazanır.

Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar:Doğru yoldan ayrılan ve şerefini rüşvet için feda eden kişiden her kötülüğü

beklemek gerekmektedir.

Rüzgar eken fırtına biçer:Etrafında bulunanlara her zaman kötülük yapan kimseler sonunda mutlaka büyük

kötülüklerle karşılaşırlar

Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz:Meydana gelmiş hiçbir olay sebepsiz değildir.

Rüzgara karşı tüküren,kendi yüzüne tükürür:Kendi gücünün üstünde bir güç ile uğraşmak isteyen kimseler sonunda

kendileri ziyanlı çıkarlar.

Rüzgarlı havanın kuytusu,yağmurlu havanın uykusu:Rüzgarda kuytu bir yer bulmak rahatlıktır.

Sabah ola,hayır ola:Sabahlar güçlü başlangıçlardır.Verimlili için günün bu saatlerini değerlendirmek gereklidir.

Sabır acıdır,meyvesi tatlıdır:Bir konuda sıkıntılı günlere katlanmak zordur.Ama dayanıldığı takdirde sonuçları güzeldir.

Sabreden derviş,muradına ermiş:Sabırlı olan kişiler,isteklerine kavuşurlar.Sabır ile mücadele edildiğinde başarı mutlaka

bizim olacaktır.

Sabrın sonu selamettir:Karşılaştığı bütün zorluklardan hemen yılıp kaçmayan, sabretmesini bilen kimselerin işleri sonunda

başarıya ulaşırlar.

Saç sefadan tırnak cefadan uzar:keyifli insanların saçları,sıkıntıda olanların tırnakları uzar.(yaygın bir halk görüşü)

Saçım ak mı kara mı?Önüne düşünce görürsün:Konunun nasıl olduğunu sormaya gerek yoktur.Çok geçmeden bitecektir

anlamında kullanılır.

Sade pirinç zerde olmaz,bal da gerek kazana;ata malı tez tükenir,evlat gerek kazana: İnsanlara babasından mal kalır.Ama

bu,kişinin o malı iyi kullanacağını göstermez.Hazır yemeye başlanırsa tez zamanda tükenir,biter.Kişi kendine,kendi emeğine

güvenmelidir.

Sana taşla vurana sen aşla vur:kötülük yapan kimselere iyilik yapmak insanlık kuralıdır.

Sanat altın bileziktir:Sanat bir kimsenin bir işi en iyi bir biçimde her yerde ve şartta yapmasıdır.

Şahin ile deve avlanmaz:Her işi yapmanın bir yöntemi vardır.

Şahin küçük et yer,deve büyük ot yer:İnsanlar fiziki görünüşlerine göre değil,yaradılış özelliklerine göre davranırlar.

Görünüşü küçük olan kişi,her zaman güçsüz olarak görülmemelidir.

Şakanın sonu kakadır:Devamlı şaka yapmak hatalıdır.Önce güzel ve eğlenceli gelirse de bir zaman sonra dayanma gücü

azalır ve küçük kırgınlıklar ortaya çıkar. 

Şaşkın ördek başını bırakır,kıçından dalar:Her iş,bir düşünce ile,bir plan ile yapılmalıdır.Ne yaptığını iyi bilmeyen

kimseler,giriştikleri işlerde akılcı yollardan ayrılırlar.

Şer işi uzat hayra dönsün,hayır işi uzatma şerre dönmesin:Kötü olan işlerin üzerinde çalışmalı,o işi iyiye çevirmelidir.iyi

olan işleri hemen sonuçlandırmak gereklidir.

Şeriatın kestiği parmak acımaz:Kanunlar herkese eşit olarak uygulanmalıdır. Böyle olursa,kanunda yazılan cezaya kimse

itiraz edemez,boyun eğer.

Şeytanla ortak buğday eken samanını alır:Hilekar,sorumsuz kimselerle ortak olanlar,yapılan işin zararını yüklenirler.

Şimşek çakmadan gök gürlemez:Söylenen,konuşulan her olay daha önceki başka bir olaydan kaynaklıdır.

Şöhret felakettir:Ünlü olmak birçok sıkıntıyı da beraberinde getirir.

Tabak mısın? İt bokuna muhtaçsın:Hiç değeri olmayan bir maddenin veya kişinin işe yaradığı bir konu bulunur.

Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar:İnsanlar,ileride başarılı olmasını istedikleri kişileri kıyasıya çalıştırırlar.

Tabancanın dolusu bir kişiyi,boşu kırk kişiyi korkutur:Tabancayı,sinirli olunan durumlarda lüzumsuz yere kullanmak

sahibinin başına dert açar.Ama tabanca;taşıyan kişinin belinde iken çok kimse bu durumdan ürker.

Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar:Düşündüğünü uygulaması nasip olmayacak kişinin karşısına,hatıra hayale

gelmeyen engeller çıkar. 

Tandır başında bağ dikmek kolaydır:Hayal kurmakla sorunlar çözümlenemez. Esas problem,düşleri uygulama alanına

sokmaktır.

Tarla çayırda,bağ bayırda:Tarla ve bağ alırken yerlerine dikkat edilmelidir.

Taş düştüğü yerde ağırdır:İnsanın değeri bulunduğu çevrede iyi bilinir.

Tatarın kılavuza ihtiyacı yok:Yapacağı işi çok iyi bilen kimselere başkalarının yardım etmesi gerekmez.

Tebdil-i mekanda ferahlık vardır:Kişi bulunduğu yerde yeni kimselerle tanışırsa rahatlar.

 Ucuzdur vardır bir illeti,pahalıdır vardır bir hikmeti:Ucuz mallar genellikle kalitesizdirler.Kısa bir zaman sonra kullanılamaz

hale gelirler.Bunun için o mal bize daha da pahalıya gelmiş olur.

Ulu sözü dinlemeyen uluyakalır:Tecrübeli kimselerin sözlerini dinlemeyip kendi kafası doğrultusunda giden kimseler

sonunda büyük zararlara uğrarlar.Sıkıntı ve dertten kurtulamazlar

Ulular köprü olsa basıp geçme:İnsan kendinden büyüklere her zaman hürmet etmelidir.

Ummadığın taş baş yarar:Dış görünüşe bakılıp verilen kararlar,bazen büyük hatalara yol açabilirler.

Umut fakirin ekmeğidir:Fakir olan kimseler,kısa süre sonra durumlarının değişeceğini düşünerek avunurlar.

Ustanın çekici bin altın:Sanatkar kimseler bir çok kişinin yapamadığı bir işi çok kısa bir sürede küçük bir hareketle

yapıverirler.

Uyku ölümün kardeşidir:Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir.Olup bitenden haberi olmaz.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basma:Kimseye zararı dokunmayan kimseleri kızdırmak,başkalarının zarar görmesine yol

açabilir.

Uzaktan davulun sesi hoş gelir:Özelliğini iyi bilmediğimiz iş ve konuların sıkıntılarını da bilmemize imkan yoktur.Bazen çok

zor bir konuyu çok kolaymış gibi kabul ettiğimiz de olur.

Üç elli,yaz belli:kasım ayının sekizinden sonra üç defa elli gün sayılırsa nisan ayına,yani havaların ısındığı aya girilmiş

olunur.Soğuklar biter.

Üç göç,bir yangının yerini tutar:Bir yerden bir yere taşınma zahmetli ve ziyanlı bir iştir.

Üremesini bilmeyen it,sürüye kurt gelir:Bir toplulukta nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen kimseler,kendileriyle birlikte

başkalarının da başına dert açarlar.

Üşenenin oğlu,kızı olmamış:İnsan bir varlık elde etmek istiyorsa tembel tembel oturmamalıdır.

Üzüm üzüme baka baka kararır:Çok samimi olan kimseler, birbirlerinin huylarını benimserler

Üzümün çöpü var,armudun sapı:Her konunun kendine göre ufak olumsuzlukları bulunabilir.Bir işin olumlu yönleri

dururken,olumsuz olanları üzerinde yoğunlaşmak doğru değildir.

Üzümün ye de bağını sorma:Sunulan imkanların kaynağını sorgulamak her zaman doğru olmayabilir.

Vücut kocar,gönül kocamaz:Hangi yaşta olursa olsun kişi gönlü sayesinde hep genç kalmayı başarabilir.

Verirsen doyur,vurursan duyur:Yardım yapılacaksa gereken ölçüde yapılmalıdır.

Veren el,alandan üstündür:Yardım ve iyiliksever kimseleri herkes scver,sayar.

Varsa pulun,herkes kulun;yoksa pulun dardır yolun:Parası çok olan kimseye herkes iltifat eder,yakınında bulunmak

ister.yoksullara kimse yüz vermez.Adını deliye de çıkarabilirler.

Varsa hünerin,her yerde vardır yerin:Hüner,kişinin her şartta en iyi yaptığı, başarılı sonuç aldığı yeteneğidir.Bunun içindir ki

her kişi mutlak bir hüner sahibi olup,hayata öyle atılmalıdır.

Vakit nakittir:Zaman en değerli varlığımızdır.Hayatımızdaki en küçük bir anı bile boşa geçirmemek lazımdır.

Yabancı koyun kenarda yatar:Toplumdaki kişiler kısa zamanda büyük yakınlık göstermedikleri için yeni gelenler yabancılık

çekerler.

Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur:Hiçbir sebep yokken yaşama düzeyi birden değişen,yükselen kişinin çaldığı ve rüşvet

aldığı bellidir.

Yağmur yağsa kış olur:Kişi halin bilse hoş olur:İnsanların etraflarına karşı davranışları,kendi sosyal durumları ile orantılı

olmalıdır.

Yakasından atmak:Zorlu bir işi başkasına yüklemeye çalışmak.

Yalancı kim?İşittiğini söyleyen:İnsanlar her duyduklarını,doğrulamadan başkalrına söylememelidirler.

Yalnızlık Hakk’a mahsustur:Tek başına olmak,Tanrı’ya ait bir durumdur.

Yanık yerin otu tez biter:İnsanlara büyük ıstırap veren olaylar,bir zaman sonra unutulur.

Yol sormakla bulunur:Bir işe doğru başlamak için bilmediklerimizi sormak, öğrenmek lazımdır.

Yolundan giden yorulmaz:Yapacağı işin tekniğini iyi bilen,uygulamasında deneyim sahibi olan kimse yapacağını önceden

tespit eder,sonra uygular.Sonuca sıkıntısız ulaşır.Bunları bilmeyenler ve uygulamayanlar deneme-yanılma yöntemi ile hem

çok para,hem çok zaman kaybederler.Hem de meydana çıkan iş arzu edilen düzeye erişmez.

Yük altında ancak eşek kalır:İnsanlık sıfatı olan kimse kendisine yapılan iyiliğin altında kalmaz.Bir zaman bulur,karşılığını

verir

Zahmetsiz rahmet olmaz:Çaba göstermeden,sıkıntı çekmeden arzu edilen güzel ve iyi sonuçlara ulaşılmaz.

Zaman sana uymazsa sen zamana uy:İçinde yaşanılan zamanın şartları,bizim düşünce ve davranışlarımıza uymayabilir.Kendi

düşüncelerimizi kabul ettirmek için etrafımızdakiler ile sürtüşmek doğru değildir.Zamanın gidişine uymak,ona göre

davranmak en çıkar yoldur.

Ziyan olan koyunun kuyruğu yağlı olur:Elden kaçırılan fırsatlar küçük olsa da çok büyük görünür.Kişinin dilinden hiç

düşmez.Hep büyüterek ondan bahseder.

Zemheride sür de çalı ile sür:Tarlanın zemheride sürülmesi ekinin iyi olması için çok önemlidir.Tarlayı dikkatli ve derin

sürmek gerekir.

Zengin arabasını dağdan aşırır,züğürt düz ovada yolunu şaşırır:Varlıklı kişi,parasının ve itibarının çokluğu ile olmayacak

işlerini bile kolaylıkla görür.Fakir ise parası olmadığı için en olacak işini bile bitiremez.

Zenginin basması ipekli görünür:Zengin kişilerin giydikleri,yedikleri en pahalısından seçilmiş zannedilir.

Zengin kesesini,züğürt dizini döver:Maddi durumu çok iyi kişiler her zaman parası ile övünür.Züğürt ise arzuladığı iş parası

olmadığından yapamayacağı için üzülür.Istırap ve sıkıntı çeker.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: