Dünyanın öküzle balığın üstünde olduğunu söyleyen bir hadis var mı

Evet bu söz bir hadis-i şeriftir. Ama acaba her zaman hak ve hakikat söyleyen Peygamber Efendimiz bu sözüyle neyi anlatmak istemiştir?

Muhtemelen bu mecazi bir sözdür, fakat halk hakikat anlıyor. Bilindiği gibi söz üç manada kullanılır: Hakikat, mecaz ve kinaye. Söz söylendiği manada kullanılırsa “hakikat” olur. Söz, kendi manasından başka bir mana için söylenmişse ve kendi manasında kullanılmasına bir mani varsa “mecaz” olur. Bir şey hakiki manasıyla değil de, bu hakiki mananın aksi ile ifade
olunuyorsa o söze “kinaye” denir.

Mesela, “odun” kelimesi yakılacak şey manasında kullanılırsa hakikattir. Şayet bu kelimeyle bir kimsenin kalın kafalı, zarafetten habersiz olduğunu anlatmak istiyorsak bu mecaz olur. Deyimlerimiz tamamen mecazi sözlerdir. “Ağzı kulaklarına varıyor” deriz ve bu sözümüzle bahsettiğimiz kişinin çok sevinçli olduğunu, memnuniyetini ifade ederiz; ağzın gidip de kulağa misafir olmasını değil.

Mecazın “akli” ve “lügavi” olmak üzere iki kısmı vardır. Ayrıca, alakası teşbih olan mecazlara “istiare” başka türlü alakası bulunanlara da “mürsel mecaz” denmektedir.

Asıl meseleye gelirsek; Dünya öküzle balığın üstündedir, sözünde kastedilen mana nedir?

Peygamber efendimiz bununla şu üç manayı anlatmak istemiştir:

Birincisi: Cenab-ı Hak yarattığı her mahluk için bir melaike vazifelendirmektedir. Bunlara “Müekkel Melekler” diyoruz. Dünyanın da iki tane müekkel melaikesi vardır ki, bunların isimleri “Sevr” ve “Hut”tur. Yani “Öküz” ve “Balık”.

İkincisi: On dört asır önce, yani Peygamberimiz ve Sahabelerinin yaşadığı asırda en önemli iki geçim kaynağı çiftçilikle avcılıktı. Bu şimdi de kısmen böyledir. Ziraatın sembolü öküz, avcılığın sembolü ise balıktır. İşte, Peygamberimiz “Dünya öküzle balığın üstündedir,” hadisiyle bu hakikate parmak basmış, insanların geçiminde en mühim iki kaynağı gayet beliğ bir tarzda ifade etmiştir.

Üçüncüsü: Bilindiği gibi, tekniğin henüz yeterince gelişmediği devirlerde dünyanın durduğuna, güneşin döndüğüne inanılırdı. Halbuki zamanla bunun tersinin doğru olduğu kesin olarak anlaşıldı. Eski bilgilere inanan insanlara bu gerçeği doğrudan doğruya anlatmak kolay değildi. Böyle yapılsaydı, belki de birçok insanlar İslam nurundan istifade edemeyeceklerdi. Resul-i Ekrem, bir edebi sanat yaparak cevap vermiş ve o asrın insanlarını tatmin etmiştir.

Dünya güneşin etrafında dönerken hayali on iki menzilden geçer. Biz bunlara “burçlar” diyoruz. Bu burçlardan ikisinin adı “öküz” ve “balık”tır. Peygamber efendimize ayrı ayrı zamanlarda dünyanın ne üstünde durduğu sorulmuş, o da birinci defasında “öküzün”, ikinci defasında “balığın” üstünde duruyor diye buyurmuştur. Bu cevaplarıyla, soru vakitlerinde dünyanın öküz ve balık burçlarından geçmekte olduğunu, fakat güneşin sabit olduğunu da on dört asır önceden haber vermiştir.

Peygamber efendimiz mecazlı ve kinayeli bir sözle üç büyük hakikati en güzel şekilde dile getirmiş, hem o asırdaki, hem de daha sonraki asırlardaki muhataplarını tatmin etmiştir.

Ömer Sevinçgül
sorularlaislamiyet.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: