Örümcek Zehiri Kalbe Şifa

Metin AYTEKİN (sızıntı)

İnsan, kâinat kitabının bir fihristi veya özeti olarak yaratılırken; bitkisinden hayvanına, havasından suyuna bütün mevcudat ile mükemmel bir münasebet içindedir. Bitkiler ve hayvanlar da bu malzemeden ve dünyada mevcut fizikî şartlara uygun olarak yapıldıklarından, benzer kimyevî moleküller sebebiyle birbirlerine destek olur, birbirlerinin yardımına koşarlar. Bu hususta insanın ihtiyaçları çok geniş olup; topraktan bitkilere, hayvanlardan havaya ve suya kadar her şeye muhtaçtır. İnsan, kendisini bütün yaratılmışların üstüne çıkaran akıl, şuur, vicdan, ilim, tefekkür gibi boyutlarıyla bunun farkında olmalı ve bir taraftan bu nimetin şükrünü eda ederken, diğer taraftan da tefekkür ufkunu genişletmek için kâinatı araştırmadan geri durmamalıdır.

Gerek hayvanlar, gerekse de bitkiler âlemini incelemek için; araştırmalarını devam ettiren bilim adamları, her gün yeni bir keşifle karşımıza çıkarak insanlığın çeşitli problemlerine çare aramakla meşgul olmaktalar.

Kalb hastalıkları içinde (atrial fibrilasyon (AF) denilen kulakçıkların kontrolsüz ve düzensiz çarpıntılar), aritmi bu hastalıkların en yaygın tipidir. Yılda yaklaşık iki milyondan fazla insan, aritmi tehlikesi yaşamaktadır. Atrial fibrilasyon’un bu mekânizmasını ve karakteristik özelliklerini daha iyi anlayabilmek için, ilk önce kalbin normal elektrikî ve mekanikî faaliyetinden bahsetmek uygun olur. Kalb bir kastır ve başlıca iki kısımlı pompa şeklinde fonksiyon görür. Kalbin sol tarafı aort isimli ana atardamar ile oksijence zengin olan kanı bütün vücuda pompalar, sağ tarafı ise, karbondioksiti artmış kanı tekrar oksijence zenginleştirilmesi için akciğerlere gönderir. Dört odacığı bulunur. Üstteki iki odacık sağ ve sol kulakçık, alttaki iki oda ise sağ ve sol karıncık adını alır. Bu odacıklar kalb kapakçıkları ile birbirinden ayrılırlar. Sol karıncık, en büyük damar olan aorta kan pompaladığı için, en fazla işi yapar ve odacıkların en kuvvetlisidir. Kalbin bu pompalama işlemi yapabilmesi için de ilk önce kasları kasacak bir elektrikî uyarı alması gerekir. Normal kalb atımı sırasında elektrik uyarı sinoatrial düğüm veya nomotop merkez adını alan özel bir hücre kümesinin bulunduğu sağ kulakçıktan çıkar ve bu elektrik dalgası hemen sol kulakçık ve atrioventricular düğüm veya heterotop merkez adı verilen ikinci hücre kümesine geçer. Bu elektrik akımı ikinci düğüme yaklaşırken biraz azalır ve daha sonra yolculuğu, her iki karıncıklarda bulunan sağ ve sol iletim kollarının içine ayrılır. Elektrikî uyarının bu devresi normal sinüs ritmi (NSR) olarak adlandırılır. Elektrikî uyartının kulakçıklardan karıncıklara geçerken, önce hızlı sonra yavaş, sonra tekrar hızlanarak çok mükemmel bir zamanlama sistemi tesis edilir. Böylece vücuttan ve akciğerlerden dönen kanın kulakçıklarda birikmesi sırasında karıncıklar boşalır, karıncıklar boşaldığında kulakçıklardan kan aşağıya, yani karıncıklara iner. Bu kasılma ve gevşemeler ile kapakçıkların açılıp kapanması neticesi yönlendirilen kan akımındaki zamanlama, doğumdan ölüme kadar devam eder. Bir aksama sözkonusu olduğunda çarpıntı olarak bunu hissederiz.

Atrial fibrilasyon; kulakçık ve karıncıklar arasındaki eş zamanlılığın kaybolması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıktır. Bu çeşit kalb aritmisi, tipik bir elektrik enerjisi kargaşası olarak tarif edilir.

Bu rahatsızlık nasıl tedavi edilebilir?

Bu kalb bozukluğunun tedavisinde çeşitli ilâçlar kullanılmaktadır. Bu ilâçlarla elektrik akımı düzenlenmeye, kan pıhtılaşmasına mani olunmaya çalışılır. Bazen ameliyatla müdahele etme de gerekebilir. Bu tedavilere ek olarak son günlerde üzerinde çalışılan konulardan biri de bir cins tarantula (Grammosotola spatulata) örümceğinin zehrinde bulunan bir peptidin, bu kalb aritmilerini önleyecek ilâçların yapımında kullanılabileceği ile ilgili…

Duyduğunuzda belki inanamayacaksınız, fakat örümceklerin avlanmak için kullandıkları zehirde bulunan bir peptid molekülü, kalb atışlarındaki ritmi azaltarak çarpıntıya mani oluyor.

Atrial fibrilasyon, kalbin mekanikî veya kana ait dinamiklerinin fonksiyon bozukluğundan kaynaklanan kulakçığın pasif uzaması ile ilişkilidir. Bu çalışmada tavşan kalbindeki genişleme ile ortaya çıkan potansiyel atrial fibrilasyonu önlemek için tarantula zehrinden elde edilen bir peptid kullandılar. Bu peptidin, uzamayı aktif hale getiren iyon kanallarını bloke ederek durdurabileceğini gösterdiler. Bu buluşun kalb hastalarına, özellikle de kalb aritmisine bir pencere açacak ve yeni bir sınıf ilâçların gelişmesine yol gösterecek olduğu ümidindeler. Arıların zehirlerinden romatizmal hastalıklar için, yılanların zehirinden kanser için, deniz salyangozunun ve daha birçok hayvanın zehirlerinden değişik ilâç yapma çalışmaları devam ediyor. Tabiata kaba ve zahirî bir nazarla baktığımızda, zararlı ve çirkin gibi gördüğümüz mahlukların ne kadar mükemmel ve hassas kimya lâboratuarları olduğunu görebiliyoruz. Oysaki insanoğlu acele ve peşin hüküm verme huyundan vazgeçerek, mahlukatın yaratılışındaki hikmetleri ve sırları tefekkür edip araştırsa, hayat daha bir anlamlı olacak…

Kaynaklar
-1. Nature, Ocak-2000
-2. http://www.members.aol/mazern/afib101.htm

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: