İlk Uçanlar

Bülent AKGÜN (sızıntı)

1. FARABLI İSMAİL CEVHERİ:

Asıl adı, Ebu Nâsır İsmail bin Humad’ul Cevherî’dir. Cevherî Horasanın Farab şehrinde, milâdın onuncu asrında dünyaya gelmiştir. İlk tahsilini dayısı İbrahim Farabî’den almıştır. Daha sonra Farab medreselerinde birçok İlimleri tahsil etmiştir. Nişabur’da yüzlerce talebeye ders vermiştir. Derslerden sonra evine çekilen Cevherî, bir çok hesaplar yaparak uçmanın çarelerini araştırmıştır. Sonunda bu maksadına ulaşmak için birtakım kanatlar yapmıştır.

İlk zamanlar, evinin bahçesinde tecrübeler yapıp sonra da hazırladığı bir takım tahtaları, İpleri ve kanatları alarak Nişabur’daki ulu caminin minaresine çıktı. Camiin kubbesinden havalanarak uçmaya başladı. Dünyanın ilk uçan insanı, insanoğlunun ilk tayyaresini yapan Farablı Cevherî, havada epeyce dolaştıktan sonra yere inmek istedi. Fakat buna muktedir olamadı. Birdenbire düşerek parça parça oldu, (M. 1010)

2. İLK PARAŞÜTÇÜ:
Anadolu Selçuklu Devletinin kurucusu Kutulmuş oğlu Süleyman Şah’ın oğlu Kılıç Arslan’ı, Bizans İmparatoru Manuel Komnen İstanbul’a davet etmişti. İmparator, Kılıç Arslan şerefine hipodromda tantanalı şenlikler icra ettirmişti. Bizanslılar bu meydanda bütün hünerlerini gösterdiler. Bu esnada Kılıç Arslan’la beraber gelen bir Türk, Atmeydanındaki Dikilitaş üzerinden havaya uçacağını bildirdi. Bu adam, yüksek Dikilitaş üzerine çıktı. Sırtında gayetuzun ve geniş beyaz bir elbise vardı. Bu beyaz elbise bir paraşüt gibi şişiyordu.

Gerçekten bir müddet havada uçtu, fakat biraz sonra yere düşerek parça parça oldu, (M. 1159). Bizans tarihleri onu “Serakino” yani “Şarklı” diye kaydetmektedirler. Adı malum olmayan bu Türk de ilk paraşütçüdür.

3. İBN-İ FERNAS:
Endülüslü olan İbn-i Fernas da kanatlar takarak uçmaya teşebbüs eden ilklerdendir. Prof. Hamidullah’ın ifadesine göre İbn-İ Fernas (vefatı 388) bir cihaz icad etmiş ve onunla uzun bir mesafe uçmuştu. Bir kazada öldü.

4. KARTAL KANATLI HEZARFEN AHMED ÇELEBİ:
Bin fen bilen manasına gelen Hezarfen vasıf ve şöhretini alan Ahmed Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk âlimidir. Kendisinden önce yaşamış âlimlerin İlimlerinden, bilhassa Bîrûnî ve İbn-i Sina ile aynı devirde yaşamış olan Farablı İsmail Cevherînin uçuş tecrübelerinden faydalanmıştır. Hezarfen Ahmed Çelebi, Cevherînin başarı akımlarını ve denge unsurlarını hesapladı; uçmak için kartalı örnek almak gerektiğini düşündü. Asıl büyük denemeye girişmeden önce, o devirde çok büyük bir spor alanı olan İstanbul’daki Okmeydanı’nda tam dokuz deneme yaptı. Her denemede bir düzeltme yaparak kendisini uçuracak kanatlara son şeklini verdi. Nihayet birgün Galata Kulesinden Boğaz’ın sularını aştı. Üsküdar’da Doğancılar adını taşıyan semte bir kuş gibi süzülerek indi. Bu hâdisenin görgü şahidlerinden biri olan Evliya Çelebi, bu uçuşun tarihini belirtmeden IV. Murad zamanında gerçekleştiğini söylemekle yetiniyor. IV. Murad 1623-1640 yılları arasında hükümdarlık yaptığına göre, uçuşun bu tarihler arasında gerçekleştiği kesindir. Konuyu araştıran tarihçiler bunun, saltanatın ilk yıllarına rastladığında birleşiyorlar.

Hezarfen Ahmed Çelebi için başlıca kaynak Evliya Çelebi Seyahatnamesidir. Evliya Çelebi ondan “İlk olarak Okmeydanının minberi Üzerinde, rüzgarın şiddetiyle kartal kanatlarıyla sekiz dokuz kere havada pervaz ederek ta’lim etmiştir. Daha sonra Sultan Murat Han Sarayburnunda Sinan Paşa Köşkünden temâşâ ederken Galata Kulesinin tâ en üst zirvesinden lodos rüzgâriyle uçarak Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir.” diye bahsetmektedir. (2)

IV. Murad, Hezarfen’i bir kese altınla mükafatlandırmıştır.
5. LAGARÎ HASAN ÇELEBİ
Lagari Hasan Çelebi Dördüncü Murad devrinde elli okkalık barut ma’cunu ile çalışan 7 kollu bir roketin atış gücünden istifade ederek dünyanın ilk insan taşıyan roketini yapmıştı. Roket kendi yardımcıları vasıtasıyla ateşlenip havalanacak ve kendisi denize ineceğini tasarlamış ve nihayet tasarısında muvaffak olmuştu. Bir yandan kendisi havalanırken denizde birkaç gemi ve içinde dalgıçlar olduğu halde kendisini bekliyorlardı. Her ihtimâle karşı da aracı muhkem şekilde yapılmışdı. Roketlerin ateşlenmesiyle fezaya doğru havalanmış dairî şekil çizerek denize inmişti.

Fakat malum olan bir şey varsa bu tarihten sonra Avrupa’da buna benzer tecrübeler yapılmaya başlamış, kimi kendine kanat takmış ve kimi de tayyâre yapmaya çalışmıştı.. Bu sahada çalışanların yalnız batılılar olduğu anılır iken Endülüs’lü Abbas bin Fernas ve Farablı İsmail Cevheri, Hezarfen Ahmed Çelebi ve Lagari Hasan Çelebi ismi hiç söylenmez.
________________

(1) Ahmet Zeki Paşa: L’Aviation chez les Musulman, 1912’de Atina Müsteşrıklar Kongresine sunulan rapor.
(2) Evliya Çelebi, Seyahatnâme C.l, sayfa 670, İst 1314.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: