DÜNYA’NIN ORTASI

Nasreddin hoca’ya sormuşlar “dünyanın ortası neresidir?” diye, tabii hoca hazırcevap, altta kalırmı, “eşeğimin bastığı yer dünyanın tam ortası “ diye yanıtlamış soruyu. Bu cevap karşısında hemen karşı taraftan itiraz geliyor, “ hadi canım saçmaladın, olur mu öyle şey, o halde iddianı ispatla “ diyorlar. Hoca yine hazırcevap, “ itiraz eden sizsiniz, o halde siz ispatlayın olmadığını”.

Meselimizdeki hikayede yaşanan olay bugün de değişik versiyonuyla yaşanıyor ama karşı taraftan hiçbir itiraz görmeden ve hatta şuursuz, bilinçsiz ve aymazca kabullenilerek “ haklısınız bu dünyanın merkezi sizin dediğiniz yerdir.” Dercesine benimseniyor üstelik.

Birileri çıkmış, “ biz dünyanın merkeziyiz, siz bize göre doğusunuz, siz daha uzak olduğunuz için uzakdoğusunuz ve siz de ikisinin ortasında kaldığınız için doğunun ortası yani ortadoğusunuz” diyor.

Bu güne kadar hiç kimse neden bu bölgeye Ortadoğu demişler ve neden biz doğu-batı-kuzey veya güney değiliz de doğunun ortasıyız, bu bölge kime göre böyle isimlendirilmiş diye itiraz etmemiş. Herkes bunu kabullenmiş ve benimsemiş belki de söyleyenlerden daha fazla sahip çıkmışlar.

Sahi nereden çıkmış bu Uzakdoğu, Ortadoğu  isimleri ve kime ya da neye göre böyle bir ismi kim ve neden vermiş?.

İngiliz ve Fransızların 1. dünya savaşından sonra Osmanlıyı parçalamak ve topraklarını paylaşmak için bu bölgeye çöreklendikleri zaman aralarında gizli bir pazarlık yapıyorlar.Bu anlaşmada Rusya’nın onayı da var.Zaten 1917 devriminden sonra Lenin açıklıyor ve öyle ortaya çıkıyor.

Bu pazarlık Arabistan ve Suriye arasındaki sınırın nasıl çizileceği üzerine ve İngilizler adına Mark Sykes, Fransızlar adına ise Georges Picot oturuyor masaya.

İşte dünyanın merkezini kendi ülkeleri olarak gösterip diğer yerleri yönlere göre tasnifleyen bunlar. Bu anlaşmanın adı da Sykes-Picot olarak geçiyor tarihe.

Olayın dramatik yönü ise bugün ülkemizde istisnasız kime sorsanız bölgenin adını Ortadoğu diyecektir. Neye göre ortanın doğusu diye soracak olsanız cevabını verecek fazla insan bulamazsınız.

Bizler kendi kavramlarımızı başkalarının konumlarına göre endekslemek zorundamıyız ki bunu istisnasız kabulleniyoruz.Neden yaşadığımız bölgeye Avrupalı’nın ben merkezim, siz civarsınız tarzı verdiği ismi kullanmak zorunda hissediyoruz kendimizi.

Bu gün dünya üzerinde yaşanan ekonomik ve siyasi olaylara baktığımızda dünyanın asıl merkezinin doğunun ortası diye isimlendirilen bölge olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor.

Artık bu Avrupalı İngiliz Fransız ağızlarını kendi yaşadığımız yerlere kendimize yaraşır, bizim için daha manalı bir isim vermemizin zamanı gelmedimi?.

Üç kıtanın birleşim yeri ve ortası olan bu bölge artık İngiliz Fransız ağzıyla anılmamalı.

Biz doğunun ortası değiliz , dünyanın ortasıyız.Biz ORTADÜNYA’yız.  

İsmail Körpe

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: