Örümcek Balıklara Meydan Okuyor

Her varlık bu âleme, kendi hayatiyetini koruma ve sürdürme mekanizmasıyla techiz edilmiş olarak gönderilir, sonra da, tıpkı her hangi bir santrale gelen sinyaller gibi, o mekanizmaya gelen Varedicinin hikmetli mesajlarıyla yolunu aydınlanmış bulur. Ve varlığı için hedef olan noktaya doğru durmadan ilerler…

Örümcek dendiğinde; hassas plânla, inşâ ettikleri yuvalara veya ağaç altındaki çalılara saklanarak, hatta ağaçlar üzerinden sıçrayarak sinek ve küçücük böcekleri avlıyan bir mahlûk tasavvur ederiz. Bilmem ki bu küçük canlıların balık da avlayabildiklerini biliyor muydunuz?

Çok nazik yapıda olmalarına rağmen usta birer avcı olan örümcekler, çok değişik çevre şartlarında (av) yakalamanın en ileri tekniklerini kullanarak hayatlarını sürdürürler. Bunlardan bir kısmı, su kenarlarında yaşayan Dolmedes cinsi örümceklerdir. Bu örümcekler suda gayesizce dolaşan bir avcı stratejisini taklid ederek avlarını kolaylıkla yakalayabilirler. Hatta kendilerinden çok daha büyük balıkları, hususî av teknikleri sayesinde rahatça yakalayabilmektedirler.

neorumcekama.jpg

1) Su üzerinde çok hassas bir şekilde hareket eden örümcek, balık iyice yaklaşıncaya kadar bekler.
2) Balık yakalanır yakalanmaz zehir bezlerinden zehir fışkırtır.
3) Böylece balık öldükten sonra örümcek tarafından sahile çekilir.
4) Örümcek, avını emniyetli bir yer bularak saklar ve boş vakitlerinde onu yer.

Tipik bir Dolmedes örümceği yaklaşık 8-10 cm bacaklara ve her bir kenarı boyunca soluk yatık çizgiler uzanan büyük kahverengi bir vücuda sahiptir. Avrupa’da geniş yayılma gösteren bu örümcek türü, ekseriyetle bataklıklarda, göl veya su bentleri civarında yaşar. İyi görmemelerine rağmen tatbik ettikleri mükemmel teknik plânlarla rahatça avlanabilirler. Bunlar önce, su kenarında dolaşarak keşif yaparlar. Uygun gördükleri yerlere, tehlike ânında diğer örümceklere alârm işareti verecek ve emin bir kaçış yolu temin edecek İpek ipliklerini ustaca döşerler. Bu ameliye tamamlandıktan sonra münasip bir yer seçip avını büyük bir sabır ve dikkatle beklemeye koyulur. Dört bacağını suyun üstünde tutması, diğer dördü ile de karada tutunması onun normal avlanma usûlünün başlangıcıdır. Örümcek, ağız kısmındaki kelişerlerinde bulundurduğu hususî zehir bezlerini bacaklarına sürterek su geçirmez bir madde İle bacaklarını yağlar. Bu muamele bacakların su üzerinde daha iyi durabilmesini sağlar. Örümcek, aynı zamanda geniş kahverengi zehir bezlerini avı İçin hazırlar. Zehir bezleri sürekli açılıp kapanır. Ve örümceğin his organları veya palpleri ile aynı anda hareket eder. Yaklaşık 20 dakika içinde bütün av hazırlıklarını tamamlar. Örümcek bütün vücudunu dikkatlice suyun yüzeyine temas ettirir. Sonra suyun sathını hiç dalgalandırmadan zehir bezi ve his organı olarak vazife gören palplerini suya batırır. Gözlerini çevredeki hareketleri keşfetmede, bacaklarını da su içindeki ve yüzeyindeki titreşimleri keşfetmede kullandığından hiç kıpırdamadan bekler. Örümcek (Gerris gerris) gibi küçük su hayvanlarından başka su üzerinde kendi hâlinde sürüklenen herhangi bir şeyi de alabilir. Zehirini ancak hayvanı yakaladığı zaman boşaltır. Zehir hem hayvanı öldürür, hem de hayvanın vücut dokularını sindirilmiş hâle dönüştürerek örümceğin hazmını kolaylaştırır. Örümceğin ağız yapısı emici tipte yaratıldığı için, ancak emilebilen gıdaları besin olarak alabilir. Gerris gerris gibi böcekler sadece tam gelişmiş dişi örümceklerin gıdalarıdır. Bunların hususî mahiyetteki besinlerini daha çok (Phoxinus phoxinus) isimli küçük balıklar teşkil eder.

Örümcek, küçük balıkları avlıyacağı zaman, zehir bezlerine balık 15 mm yaklaşıncaya kadar su sathında sessizce bekler. Sonra âni bir dalışla bütün vücudunu suya batırarak, bacak ve palpleri ile balığı kıskıvrak yakalar ve hemen üstüne zehirini boşaltır. Fizik ilmi biliyormuşcasına kendinden çok büyük balığın ağırlığını, kaldırma kuvvetinden faydalanmak suretiyle hafifletmek için sırt üstü döner. Bu pozisyonda özgül kütlesi az olan alttaki Örümcek bir nevi cankurtaran yeleği vazifesi gördüğü için balığın çırpınma esnasında batması önlenir. Arşimet’i dahi hayrete düşürecek bu pratik metod sayesinde Örümcek kendisinden kat kat ağır ve güçlü olan avını su üstünde kolayca tutabilir.

Bu arada balığın vücuduna boşalttığı zehir hemen tesirini göstererek balığı öldürür. Artık avlanmanın zor kısmı tamamlanmıştır. Daha sonra balığı kıyıya çıkarır. Sindirici hususiyeti olan zehir sayesinde yenmeye hazır hâle gelmiş av, boş vakitlerde örümcek tarafından âfiyetle yenir.

Acaba ufak bir hatası ölümüne sebep olacak bu tehlikeli av metodunu akılsız, şuursuz bu örümcek nereden öğrendi? “İç-güdü” gibi laflarla bu meseleyi izaha kalkışmak ne derece ilmîdir?

Mehmet EMİROĞLU (sızıntı)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: